

Hiçbirimiz mükemmel değiliz ve olamayız. Ancak doğruya ulaşmak için doğru adımlar atıyor olmak, üzerine düşeni yapmak, hatta elden geleni uyguluyor olmak insan oğlunu daima mutlu etmektedir. Bazen mutlu olmak için, bazen de iç güdüsel olarak doğruya veya doğruya yakın olma eğiliminde bulunmak bizleri, sorulara ve alınacak cevaplara yöneltir. Bu sebeple sorular ve cevaplar için, kimi zaman tecrübeleri, kimi zaman bilirkişileri, kimi zaman da kendimize benzer kişileri ararız. Bazı anlarda arayan bazı anlarda aranan kişi konumunda olma zenginliği beni, her zaman mutlu ediyor. Mesleğim ve taze bir anne olmamın getirdiği bazı avantajları yaşıyorum. Bunlardan en önemlisi, anne adayı veya anne olan danışanlarımızla, empati kurarak çalışıyor olmamdır. Özel hayatım hakkında kısmen bilgisi olan veya şahit olabilen ve özellikle yeni anne olmuş danışanlarımızdan yoğunlukla aldığımız bazı sorular var. Hamilelik süreci, hamilelikte beslenme, hamilelik ve sonrası aktiviteler, doğum sonrası anne ve bebeğin beslenmesi, anne sütünün ve veriminin arttırılması, doğum sonrası sağlıklı beslenme, doğum sonrası kilo düzenlemesi, doğum sonrası motivasyon, zaman yönetimi gibi daha birçok konu hakkında sorular geliyor.
Hamilelikte Olması Gerekenler
Hamilelikte, bir anda hayatınız, vücudunuz ve maneviyatınız değişir. Bu değişimlerin üstesinden gelebilmek her zaman kolay olmayabilir. Hamilelikte ne olursa olsun, öncelikle stres baskılama yöntemleri tespit edilmelidir. Mutlu bir hamilelik, mutlu bir bebek demektir. Kişi, kendisine nelerin iyi geleceğini keşfederek, planlar yapmalıdır. Spor, meditasyon, yemek yapma aktiviteleri, arkadaşlarla buluşma günleri, iş yerinde yeni bir proje almak, uyumak, dinlenmek, aile toplantıları, tatil programı, müze gezileri, maneviyata daha fazla yönelim, müzik dinlemek, sağlık profesyonelleri ile görüşmek, alışveriş yapmak, bebek odası düzenlemek, ev değiştirmek, eşya değiştirmek, varsa çocuklarınızla atölye çalışmalarına katılmak, derneklere üye olup aktivitelere katılmak, ev yapımı ürünler araştırmak, kitap okumak gibi saymakla bitiremeyeceğim kadar çok, yeni hobiler edinebilir veya kökleşmiş hobiler uygulanabilir.

Hamilelikte en önemli olgu, doktorunuza güvenmeniz, saygı duymanız, doktorun size güvenmesi ve saygı duyması ile aranızdaki iletişimi sıkı tutmanızdır. Doktora sizden hangi tahlilleri, neden istiyor açıkça sorabilmeli, ondan sizi tatmin edecek cevaplar alabilmeli, doktorunuzu rahatsız etmeden acil durumlarda ulaşabilmeli, doktorunuzdan güler yüz görebilmelisiniz. Doktor ise, sizinle stressiz bir şekilde konuşabilmeli, size kendisini rahat şekilde ifade edebilmeli ve kendisini güvende hissedebilmelidir. En kutsal mesleklerden birisi olan hekimlik, yeni bir bireyin sağlıklıca dünyaya gelmesine vesile olup, bu branştaki hekiminizin, 9 ay boyunca sizinle birlikte emek harcaması ile daha da muazzam bir meslek haline geliyor (tabi ebelerimiz de olmazsa olmaz). Bu kutsal görevde yer alacak hekiminizle iletişimi sıkı tutmanız, doğumunuz ve doğacak bebeğin sağlığı için artı puan getirecektir. Örneğin, hamilelikte şeker yüklemesine, (WHO) Dünya Sağlık Örgütü tarafından gerekli hallerde yapılmalıdır şeklinde değinilmiştir. Günümüzde, hamilelikte şeker yüklemesi tartışma konusu haline gelmiş olup, anne adaylarının hassasiyet göstermesini doğal karşılayacak, anlayış gösterecek olan hekim, tahlilin gerektiğini veya gerekmediğini saptaması halinde, sebebini açıkça dile getirdiğinde, hasta ile olan ilişkisi kuvvetlenecektir. Tahlilin sizden neden istendiğinin (annenin veya bebeğin aşırı kilo alması, kilo zaman eğrisi tablosu, annenin açlık kan şekeri, annenin yanlış beslenme düzeni, annenin ödem tutması, anne veya bebekte sağlık kaybı riski, anne veya bebekte ölüm riski gibi kar-zarar orantısıyla hareket ediliyor olabilmesi vb etkenler) cevabının, hasta tarafından alınabiliyor olunması, anne adayı-doktor ilişkisini olumlu yönde arttıracaktır. Çünkü hasta gözü ile bakıldığında herkese rutin kalıplar mı sunuluyor, bana özel riskli bir durum mu var? şeklinde; doktor gözüyle bakıldığında ise hastanın benim tecrübelerime güveni yok mu? acaba şuan mesleki yeterliliğim mi sorgulanıyor? gibi çeşitli sorular oluşturacaktır. İnsanlarda iyi bir iletişimin temeli, doğru soruların, doğru zaman ve üslup içerisinde sorulabiliyor ve cevaplanabiliyor olmasıdır.

Hamilelikte diğer bir önemli olgu ise beslenmedir. O zamana kadar sağlıklı beslenmemiş olabilirsiniz ancak minik bir kalp atışı sizi zorunlu olarak sağlıklı beslenmeye, iradeye hakim olmaya teşvik edecektir. Hamilelikte doğru beslenmek ile ilgili araştırmalar yapmak bazı kişileri motive ederken, bazı kişileri strese sokabilir. Kendinizi, olumsuz durumlarda profesyonellere yönlendirmeniz avantaj sağlayacaktır. Doğru beslenme düzeni için diyetisyenden, doğru beslenmede motivasyon için sağlıklı beslenme ve yaşam koçundan yardım almak sizi rahatlatacaktır. Üstelik artık online hizmetler ile her şey daha kolay ve daha ekonomik.
Hamilelikte, duygusal ve hormonal durumdan dolayı tabii olarak, katı beslenme kuralları (hamilelik şekeri, gebelik zehirlenmesi vb. istisnai durumlar hariç) koyulmamalıdır. Hamilelikte canınız bir gıda çekerse parmak ucu miktarında dahi olsa tadına bakılabilir (istisnalar hariç). Ancak tatlılara karşı mutlaka irade korunmalıdır. Gerekirse evde, tatlı yeme hissi sağlayacak, tatlı yeme isteğini giderecek tarifler denenebilir. Bunun için baharat ve meyvelerden destek alınabilir. Hamilelik boyunca ve sonrasında da bol su içilmelidir. En önemlisi dengeli beslenilmelidir. Besin piramidindeki çeşitlilik gözardı edilmemelidir. Maalesef ki gıdalardaki biyoyararlılığın azalması çağımızın en büyük sorunudur.
Biyoyararlılığın azalmış olması, bazı bireylerdeki besin emilim sorunu, yanlış besleniyor olmak ve bazı hastalıklardan korunabilmek gibi çeşitli sebeplerden dolayı gıda takviyeleri veya ilaçlar kullanılmaktadır. Bunların, profesyoneller (hekim, eczacı, diyetisyen vb.) tarafından tavsiye edilmesi gereklidir. Duyum ile herhangi bir takviye veya ilaç alınmamalıdır. Hamilelikte verilen bazı gıda takviyeleri ve ilaçlar (folik asit, magnezyum, demir, B12, kalsiyum, vitamin kombinasyonları, mineral kombinasyonları, omega kombinasyonları vb.) vardır. Bunlar ekstre, doğal, sentetik çeşitlerinde olabilen şekillerde piyasada mevcuttur. Doktorunuzun önerisi, kişinin ekonomik durumu, ilaç edineceği çevre, bebeğin durumu, tahlil sonuçları gibi etkenlerle değişkenlik gösterecektir.

Genellikle birçok hamilelikte ilk 3 ay folik asit takviyesi (hatta bazı kişilere hamile kalınmadan 3 ay öncesinden itibaren) verilmektedir. Folik asit miktarınıza tahlil ile bakılabilir ve hekiminiz gerek görmeyebilir. Ancak yukarıda belirtilen faktörler (biyoyararlılık, emilim sorunları vb.) azımsanmayacak kadar bir kitleyi etkilediğinden ötürü, birçok hekim, yeni doğacak bir canlıyı riske atmamak, sağlıklı olmasını teşvik etmek amacıyla folik asit takviyesini rutin olarak verir. Hekimlerin bazıları folik asiti kombin şeklinde, bazıları ise tek olarak önereceklerdir.
Folat veya B9 vitamini isimleriyle bilinen folik asitin, hamilelikte düşük seyretmesiyle önlem alınmamasına bağlı olarak bebeği birtakım riskler bekler. Bunlardan en bilineni, bebeğin ömrünü etkileyecek rahatsızlığa sebep olan Spina Bifida hastalığıdır. Bebeğin, omurgasında ve beyninde oluşacak hasar, açık omurgaya sebep olarak sinir kusurlarını da beraberinde getirecektir. Bu sorunun giderilmesi % 70 oranında, folik asit takviyesi ile önlenebilmektedir. Takviye doğal kaynaklardan yapılabilir (mercimek, turunçgiller, bazı yeşil yapraklı sebzeler, zenginleştirilmiş gıdalar), ancak kandaki seviyeniz düşükse ilaç alınmalıdır. Özellikle vücut, hamileliğin ilk haftalarında folik asite daha fazla ihtiyaç duyar, çünkü bebeğin spinal kord ve beyin gelişimi 3. ve 4. haftalarda oluşur. (Verilen diğer takviyelerle ilgili merak ettikleriniz için bana ulaşabilirsiniz).

(Not: İlaç görseli temsilidir)
Hamilelikte kullanılacak ilaç içeriklerine mutlaka dikkat edilmelidir. Her zaman meslekler birliğini savunurum. Tıp hekimi, diyetisyen, veteriner, eczacı ve mühendisler (şuan tek tek yazamadığım ilişkili meslekler) ortak çalışıp, karar verirlerse daha iyi ürünler üretileceğini, daha olumlu sonuçlar alınacağını düşünürüm. İsmini paylaşmak istemediğim bir ilaç (özel bir marka) hakkında örnek vermek isterim. Hamilelikte sıklıkla verilen, bu ilacın, içerisinde, gıda sektöründe bazı ülkelere ihracat yapılırken ‘’Çocuklarda hiperaktivite ve dikkat dağınıklığına yol açmaktadır.’’ ibaresi ile etiket basma zorunluluğu olan katkı maddesi var. Çocuklar için uyarı ibaresi olan katkı maddesinin, anne karnındaki doğmamış bir bebeğe olacak etkisinin de araştırılmış olması ve ilaca sonrasında eklenmesi gerekir. Maalesef bazen ticaret kaygısı ile ürünler, piyasaya sürülüyor, ardından özür mesajı ile toplatılıyor. Sanıyorum ki bu ilaç da onlardan birisi. Tabi ki sanmak yetmez. Ulaşabildiğim hekimleri, eczacıları, kimyagerleri (vb ilgili meslek alanları ve merciiler) konu ile ilgili alanları bilgilendiriyor, araştırma yapmalarını rica ediyor ve sonuçları bekliyorum. Hekimlerimizin, eczacılarımızın vs., ilaçtaki kullanılan gıda katkı maddesinin, (gıda sektöründeki ihracatta geçerli olan) uluslararası mevzuatını bilmesinin mesleki olarak bilme zorunluluğu yoktur. Ancak bir gıda mühendisinin, gıda teknikerinin, kimyagerin, kimya mühendisinin vs. bilmesi gereklidir. Her meslek her konuya hakim olamaz. İşte bu sebeple meslekler, multidisipliner olarak çalışmalı ve her ürün doğru şekilde tüketiciye sunulmalıdır.
Hamilelikte olması gerekenler elbette daha çok maddeler halinde sıralanabilir. Aile desteği, düzenli doktor kontrolü, spor etkinlikleri, detaylı ultrason tetkikleri, rutin istenilen tahliller gibi. Yazımızda en çok konuşulan ve sorulan sorulara değinmeye dikkat ettim. Eğer merak ettikleriniz, yazmamızı istediğiniz konular varsa bize ulaşabilirsiniz.
0554 177 0 170
Yüksek Gıda Mühendisi & Yaşam Koçu Öznur TOPCU